Çocuk Diş Hekimliği (Pedodonti)

Pedodonti; 0 yaş ile 13 yaş arası çocukların süt dişleri ile daimi dişlerinin sağlığı ile ilgilenen ve koruyucu tedavilerin uygulandığı, ağız hijyeni eğitiminin verildiği, çocuk diş hekimliği olarakta adlandırılan diş hekimliği bölümüdür.Süt dişlerinin sürmesi 6-12 aylar arasında sırasıyla alt 1, alt 2, üst 1, üst 2 olmak üzere kesiciler, 12-18 aylar arasında birinci süt azılar, 18-24 aylar arasında süt kaninler, 24-30 aylar arasında ikinci süt azılar sürer. 2,5-3 yaşları arasında çocuğun süt dişlenmesi tamamlanmış olur. Sürekli dişlerin molarlar hariç sürebilmesi için süt dişlerinin köklerinin fizyolojik olarak rezorbe olması gerekir. Süt dişlerinin tamamlanmasından yaklaşık 3-3,5 sene sonra 6 yaşından itibaren daimi dişleri sürmeye başlar. Sürme zamanı süt ve daimi dişlerde çocuktan çocuğa farklılık gösterebilir, sürme zamanlarındaki 6 aylık sapmalar normal olarak kabul edilmektedir. Daimi dişler 6 yaşında alt ve üst birinci büyük azı dişleri ve alt birinci keser diş, 7 yaşında üst birinci keser ve alt ikinci keser diş, 8 yaşında üst yan kesiciler, 10 yaşında alt ve üst birinci küçük azılar ve alt köpek dişi, 11 yaşında alt ve üst ikinci küçük azı dişleri ve üst köpek dişleri, 12 yaşında da ikinci büyük azı dişleri sürmektedir.

Süt dişlerinin sürmesi öncesinde dişin süreceği bölgedeki ağız mukozası kızarıktır ve kaşıntılıdır. Çocuk sürekli elini ağzını götürür ve bu bölgeyi kaşır, doğal bir olaydır. Ender de olsa sürme öncesinde perikoronit ortaya çıkar. Sürme yerinde dişeti şişmiştir, morumsu kırmızı renkte bezelye büyüklüğünde bir şişlik vardır. Buna sürme hematomu denir. Sürme hematomu süt ve sürekli dişlerin sürmesinden birkaç hafta öncesinde ortaya çıkar. Böyle durumlarda temiz bir gazlı bez veya parmak yardımı ile masaj yapılır. Genellikle birkaç hafta içerisinde diş çıkar ve çocuk rahatlar. Sürme esnasında çocuklarda tükürük artışı, göz yaşarması, deri döküntüleri, gözde kızarıklık, uykusuzluk, iştahsızlık, ateş, kilo kaybı, kusma, ishal, öksürük görülebilir. Süt dişleri sürerken ağız kaşıyıcıları yararlıdır. Mukozada diş sürme hareketini hızlandırır. Çocuk çok rahatsız ise sürme bölgesine Calgel veya Dentinox gibi anestezik maddeler içeren topikal ajanlar günde 3 veya 4 kez ebeveyn tarafından mukozaya uygulanabilir. Ağrı ve kaşıntıyı azaltırlar ancak dikkatli kullanılmalıdır. Fazla kullanılmasıyla toksik doz oluşabilir.  Ateşi düşürmek için  antienflamatuvar ve antipiretik ilaçlar (parasetamol, calpol, ibufen) kullanılması çocuğun bu dönemi daha rahat geçirmesini sağlar.

SÜT DİŞLERİNDE ÇÜRÜK

Dişlerde çürüğe yatkınlığı arttıran bir takım faktörler bulunmaktadır:

  • Derin pit ve fissür(dişlerin çiğneyici yüzeylerindeki girinti ve çıkıntılara pit ve fissür denir.) bölgeleri oldukça dardır ve temizlenmesi zordur, genellikle çürüklerin başladığı yerlerdir.
  • Erüpsiyondan(dişin ağız içine sürmesi) sonra geçen sürenin etkisidir. Yeni süren dişler tam olgunlaşmamıştır ve bu nedenle çürüğe karşı duyarlıdır.
  • Alınan gıdaların türü, gıdaların ağızda kalma süresi de etkilemektedir. Yumuşak ve yapışkan gıdalar diş üzerindeki retansiyon bölgelerinde kolayca yapışıp kalabilecek bir besin türü olduklarından ağız içi ortamda uzun süre kalırlar. Bu nedenle, çocuğun yeme alışkanlığı çürük oluşumunda son derece önemli rol oynar.

Bebeğin doğumundan itibaren ailesi olarak velilerin yapabileceği en önemli şey kendi ağız ve diş sağlıklarına özen göstermeleridir. Özellikle anneden bebeğe çürük yapıcı bakterilerin geçişi kanıtlanmıştır. Bu, annenin bebeğini ağızdan öpmesi, aynı kaşığı kullanması ile gerçekleşebilir. Örneğin, bazı anneler mamanın sıcaklığını kontrol etmek için kaşıktaki mamayı önce kendi ağızlarına götürüp sonra bebeğe yedirirler. İşte bu durum sonucunda, anne ağzındaki bakterilerin bebeğe geçişi kaçınılmaz olur. Anneler bu konuda çok dikkatli ve titiz olmalıdırlar.

Erken çocukluk dönemi çürükleri ya da biberon çürükleri; bebeklerin üst keser dişlerinde başlayan ve kısa bir sürede tüm dişleri etkileyen  yaygın bir çürük tipidir. Tedavi edilmezse dişlerin sadece diş eti seviyesinde kaldığı görülmektedir. Erken çocukluk çağı çürüğünün önlenmesi için; bebeğin gece ağzında biberonla büyüme alışkanlığını önlemek, beslendikten sonra uyutmaya çalışmak, biberondaki süte şeker, bal gibi tatlandırıcılar ilave etmemek, bebek beslendikten sonra mutlaka su içirmek, ilk dişlerin sürmeye başlamasıyla gece ve sabah beslenmeleri sonrası temiz, ıslak bir tülbent ile dişlerini silerek temizlemek gerekir.

Pedodonti uygulamaları nelerdir?

Dolgu:

Çürükler dişlerin harabiyetine sebep olmaktadır ve ihmal edilirse ağrı ve enfeksiyona da sebebiyet veren apse ile sonuçlanmaktadır. Diş hekimi dişin çürük kısmını temizledikten sonra diş rengindeki dolgu maddeleriyle dişe dolgu yapmaktadır. Dolgu yapılması ile dişler yeniden fonksiyon görebilir hale gelmekte, çürük dişlerin yarattığı estetik bozukluk ortadan kalkmakta, çocuğun beslenmesi kolaylaşmaktadır. Alttan gelecek daimi dişin çıkmasına kadar olan süreçte süt dişinin ağızda fonksiyon görmesiyle daimi dişin yeri korunmakta ve bu nedenle oluşabilecek diş çapraşıklıkları önlenebilmektedir.

Kuafaj(pulpa kapaklama tedavisi):

Derin çürüklerin temizlenmesi sonrasında sinirlere çok yaklaşıldığında pulpayı korumak ve dişin canlılığını devam ettirmek için kuafaj tedavisi yapılır(sinire yakın kısıma ilaç+dolgu).

Pulpa amputasyonu(pulpatomi):

Çürüğün pulpaya çok yaklaştığı derin çürüklü dişlerde çürük kaldırıldıktan sonra kuron pulpasının özel aletlerle çıkartılması işlemidir. Bu tedavinin amacı, iltihaplı kuron pulpasının kesilip alınarak, normal yapıdaki kök pulpasının korunması ve iyileşmesinin sağlanmasıdır. Pulpa amputasyonu uygulamaları çocuklarda yapılan endodonti tedavileri arasında en yaygın tedavi yöntemidir.

Kanal tedavisi(pulpektomi):

Diş kaybını önlemek amacıyla, dişin kök kısmında yer alan iltihaplı kök pulpasının uzaklaştırılarak kanalların fizyolojik kök erimesine uyumlu kanal içi ilaçlarla doldurulması işlemidir.

Diş Çekimi:

Dişteki enfeksiyon tedavi edilemeyecek kadar ilerlemişse, enfeksiyonun daha fazla yayılmasını önlemek ve alttan gelen daimi dişin zarar görmesini engellemek amacıyla dişin çekilmesi gerekmektedir. Çekim işleminden sonra çocuk çekim yarası üzerine yerleştirilen spancı 10 dakika ısırmalıdır. Kliniği terk etmeden önce yarada hemostaz sağlandığından emin olunmalıdır. Çekim sonrası genellikle bir rahatsızlık olmaz ancak ağrı durumunda asetominofen gibi hafif ağrı kesiciler verilebilir. Çocuğa ilk gün yumuşak diyetle beslenmesi önerisi yapılır. Lokal anestezinin uyuşukluğu geçene kadar ebeveyn çocuğunu gözlemlemelidir. Çocuk farkında olmadan dil, dudak ve yanağını çiğneyebilir.

Çürük, enfeksiyon veya travma nedeniyle dişin canlı dokusunun zarar gördüğü kök ucu kapanmamış genç daimi dişlere apeksogenezis veya apeksifikasyon tedavileri uygulanır.

Flor(Fluorid) uygulamaları:

Flor(Fluorid), asitler karşısında dişlerin yapısını güçlendirerek daha az minenin çözünmesini sağlar ve dişlerin çürümesini önler. Fluorid, diş macunlarının içinde, bazı besin maddelerinde de bulunur. Fakat çocuklar düzenli diş fırçalamadıklarından dişlerinin çürüğe karşı direnç kazanabilmeleri için yeterli fluorid almamış olurlar. Bu durumun önüne geçebilmek için “topikal fluorid” uygulamaları yapılmaktadır. Çürük aktivitesi yüksek bireyler asidik ataklarla, çürük aktivitesi düşük olanlara oranla çok daha sık karşılaşırlar. Bu yüzden topikal fluorid uygulamaları çürük aktivitesi yüksek bireylerde daha sık uygulanmalıdır.

Fissür örtücü uygulamaları:

Gelişmiş ülkelerde Flor(Fluorid) uygulamaları ile çürük insidansının büyük ölçüde azalmasına karşın, fluorid uygulamalarının dişlerin düz yüzeylerinde daha etkili olduğu, pit ve fissür (dişlerin girintili çıkıntılı kısımları) çürüklerinin önlenmesinde yeterli etkiyi sağlayamadığı görülmüştür. Bu nedenle pit ve fissürler için fissür örtücüler kullanılmaktadır. 3-4 yaşında süt molarlara, 6-7 yaşında 1.daimi azı dişlerine, 10-11 yaşlarında premolar dişlere, 12-13 yaşlarında da 2.daimi azı dişlerine fissür örtücüler uygulanmalıdır.Öncelikle dişin yüzeyi tam olarak temizlenir ve akıcı dolgu bu bölgeye uygulanır. Işık ile sertleştirilir ve fazlalıkları düzeltilerek cilalanır.

Yer tutucu uygulamaları:Çeşitli nedenlerle süt dişlerinin erken çekimlerinden sonra çekim boşluğu yer tutucularla korunarak alttaki sürekli dişlerin normal konumda sürmeleri sağlanır. Özellikle diş çekiminden sonraki ilk 6 ay çok önemlidir ve diş hareketleri genellikle ilk 6 ay içerisinde meydana gelmektedir.  Yer tutucular ile daimi dişlerde çapraşıklık meydana gelmesi önlenmiş olur.

Travma sonrası diş tamamen yerinden çıktıysa:

Eğer dişin tamamı yerinden çıkmışsa, dişin köküne dokunmadan kaplama(kuron) kısmından tutularak temiz, akan su altında yıkanmalıdır. Gözlenen tüm artıklar uzaklaştırılır. Çıkan diş sütte, ağız içinde ya da son çare olarak suda saklanarak en yakın diş hekimine götürülmelidir. 4 derecedeki soğuk süt avülse dişi saklamak için en uygun ortamdır. Hekiminiz, düşen dişin travmadan etkilenme derecesine göre dişin yeniden yerine yerleştirilip yerleştirilmeyeceğine karar verecektir.

Çocukların ağız ve diş sağlığı için:

  • Çocukların bir-bir buçuk yaşında emzik kullanımına son verilmelidir.
  • Diş hekimi ile mümkün olduğunca erken ve sorun yokken tanışmalıdır, ziyaret amacıyla gidilmelidir.
  • Dişler çıkar çıkmaz fırçalanmaya başlanılmalıdır.
  • Beslenmenin düzgün olması da diş sağlığının temel unsurlarındandır. Çürük yapıcı besinlerden mümkün olduğunca uzak tutulmaya çalışılmalıdır.
  • Düzenli kontroller ile çürüklerin oluşmasına engel olunmalıdır. Koruyucu tedavi olarak fissür örtücü dolgu ve fluorid uygulamaları yapılmalıdır.
  • Çocuklar 6-9 yaşlarında ortodontik açıdan muayene edilmelidir.
  • Zamanından önce çekilen bir süt dişinin yerine daimi dişinin yerini korumak için yer tutucu yapılmalıdır.
  • Çocuğa çürük yapıcı besinler yerine elma, havuç gibi besin değeri yüksek; diş temizliğine yardımcı gıdalara yönlendirmek gerekir.